reklam
reklam
DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN
reklam

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Kasımi, zirve öncesi İHA’ya konuştu

İran dışişleri bakanlığı sözcüsü behram kasımi, yarın başkent tahran’da gerçekleştirilecek zirve öncesinde iha’ya özel açıklamalarda bulundu. zirvenin ana.

Yayınlanma Tarihi : Google News
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Kasımi, zirve öncesi İHA’ya konuştu
reklam

İran’ın başkenti Tahran, yarın Rusya, Türkiye ve İran’ın bir araya geleceği Üçlü Zirve’ye ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi, tüm dünyanın takip ettiği zirve öncesinde İHA’nın sorularını yanıtladı.

Behram Kasımi, “İran, uzun ortak sınırlara sahip olan Türkiye’ye büyük bir komşusu olarak çok özel bakıyor. Geçtiğimiz yıllar içerisinde her zaman çok iyi ortak bir işbirliğimiz oldu. Günümüzde ise işbirliği için en iyi koşullara sahibiz ve iki komşu ülke olarak ortak noktalarımızı artırmak, bu noktaları güçlendirmek bizim görevimiz. İşbirliğimizi daha da artırmamız gerekiyor. Zira iki komşu ülke olarak kaderlerimiz, milletlerimizin geleceği bir birinden ayrı olamaz” ifadelerini kullandı.

“Birtakım güçler Türkiye ve İran’ın kendi ayakları üstünde durmasını engelliyor”

Behram Kasımi uluslararası koşullara değinerek, “İçinde bulunduğumuz karmaşık dünyada, bir takım güçlerin Türkiye ve İran gibi ülkelerin kendi ayakları üstünde durmasını, bağımsız olmasını, ekonomik, sosyal ve demokratik sahalarda ilerlemesini istemediği ve sürekli gelişmelerimize engel olmaya çalıştığı bir durumda, bizim muhakkak ortak bir şekilde çalışmamız gerekiyor. İçinde bulunduğumuz dönemdeki süreç Tahran ve Ankara arasında iyi temasların olduğunu göstermekte. Farklı oturumlarda birbirimizle iletişim halindeyiz, görüşlerimizi paylaşıyoruz. Geçtiğimiz günlerde İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif Türkiye’ye bir ziyaret gerçekleştirerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile bir araya geldi. Türkiye ve İran arasında devamlı bir fikir alışverişi ve bir karşılıklı danışma söz konusu. Bu doğrultuda devam etmemiz gerekiyor. İlişkilerimizi daha da derinleştirmek ve bir birimizi daha iyi bir şekilde anlamak için ve aynı zaman da ortak işbirliğimize ilaveten Orta Doğu istikrarı ve güvenliği için çaba göstermemiz gerekiyor” açıklamasını yaptı.

“Bazıları bölgenin barış ve istikrar içerisinde olmasını istemiyor”

İranlı diplomat açıklamalarının devamında Üçlü Zirve’ye değinerek, “Zirve görüşmelerinde temel konu Suriye olacaktır. Ancak üç liderin Tahran’da bir araya gelmesi Suriye meselesi dışında diğer bölgesel konular, gelişmeler, gelişmelerin gidişatı ve üç ülkenin Orta Doğu bölgesinin durumunun daha iyi olması için neler yapabileceği hakkında da görüşmelerin yapılması için çok iyi bir fırsat. Temel konu olan Suriye meselesi dışında İran, Türkiye ve Rusya, zirve görüşmelerinin yanı sıra ikili görüşmeler de yaparak farklı konular hakkında da görüşme gerçekleştirebilir. Biz bunun için gerekli planlamaları yaptık. Özellikle de Sayın Zarif’in Türkiye ziyareti de bu doğrultuda değerlendirilebilir. Biz iki büyük komşu ülkenin ilişkilerinin iyi olmaması ve bölgenin durumu da iyi bir durum olmaması için çabalayan güçlerin var olduğu bir dünyada, nasıl ikili işbirliğimizi artırabileceğimiz hakkında görüşmeler yapılabiliriz. Bazı güçler bölgenin durumunun iyi olmasını istemiyor. Zira bölgenin durumu ne kadar istikrarsız olursa bir takım silah üreticileri daha rahat bir şekilde dolarlara sahip olan ülkelere askeri teçhizat satabilecek. Dolayısıyla bazıları bölgenin barış ve istikrar içerisinde olmasını istemiyor” ifadelerine yer verdi.

“Yabancı güçler karşısında ortak bir savunma cephesi kurmak istiyoruz”

Behram Kasımi ülkelerin Üçlü Zirve sırasında ikili görüşmelerinin önemine vurgu yaparak, “Ben bu ikili görüşmelere umutluyum. İran ve Türkiye, Türkiye ve Rusya, İran ve Rusya görüşmeleri zirve görüşmeleri kapsamında gerçekleştirilecek. İnşallah bazı ülkelerin bize karşı dayattığı baskılardan geçebilmek için iyi çözüm yolları bulacağız. Bizim barış sever ülkeler olduğumuz açık. Biz bölgede kriz olmasını istemiyoruz. İster İran olsun, ister İran halkı, ister Türkiye, ister büyük Türkiye halkı olsun hiçbirimiz bölgede krizlerin olmasını istemiyoruz. Biz sahip olduğumuz yapıcı ortak işbirliği, terörizme karşı mücadelelerimiz ve kendi ekonomilerimizi, bölgenin ekonomisini geliştirerek, bölge ülkelerinin gelişmesini istemeyen yabancı güçler karşısında ortak bir savunma cephesi kurmak istiyoruz. Sanırım yabancı güçlerin sinirli olması da aslında bizim ortak işbirliğimizden kaynaklanıyor” diye konuştu.

“İran ve Türkiye ilişkilerinde yeni bir dönem başlamıştır”

İHA mikrofonuna konuşan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi, İran ve Türkiye ilişkilerinin iyi bir seviyede olduğunu vurgulayarak, açıklamasını şu şekilde sürdürdü:

“İran ve Türkiye ilişkilerinde yeni bir dönem başlamıştır. Biz bu yeni dönemde elde ettiğimiz tecrübe sayesinde daha iyi bir şekilde kendimize inanmamız gerektiğini, ortak noktalarımızı güçlendirerek, birlikte hareket ederek bağımsızlığımızdan taviz vermeksizin bölgenin huzuru, güvenliği, istikrarı ve ekonomik kalkınma doğrultusunda önemli başarılar elde edebileceğimizi gördük. Biz iki komşu ülke olarak, tarih, coğrafya, kültür ve ortaklıklarımızın getirdiği olumlu bir gereklilikten dolayı birlikte çalışmalıyız. Altını çiziyorum, birlikte çalışmak zorundayız ve bu çok önemli bir konu. Türkiye ve İran hükumetini tanıdığım için geleceğe yönelik iyimser olmamız gerektiğini düşünüyorum. Zira bu büyük iki ülkeye karşı olanları püskürteceğimizi ve psikolojik savaşlar ile yanlış haberler ile aramıza mesafe koymalarına izin vermeyeceğimizi düşünüyorum. Biz Türkiye gibi başarılı bir ülkenin komşumuz olmasından mutluyuz. Türkiye’nin bu doğrultuda hızlı bir şekilde hareket etmesi, gelişmesi bizi mutlu ediyor” ifadelerini kullandı.

Kasımi, ABD tarafından Türkiye’ye dayatılan baskılarla ilgili olarak, “Türkiye üzerine baskı uygulamaya çalışmaları veya yaptırım uygulamaları, hiçbir zaman sonuca varmayacak yersiz bir çabadır. Artık eski dünyada yaşamıyoruz. İçinde bulunduğumuz çağda ülkeler, kendi kararlarını kendileri verir. Ülkeler kendi halklarına hesap verir ve kendi halklarının çıkarlarını temin eder. Bir ülkenin gelip de kendi istekleri, kendi arzularını, kendi siyasetlerini diğer ülkelere dayatmaya çalışması, onlardan kendi istediği gibi davranmalarını istemesi, içinde bulunduğumuz dünyada bir yer bulamaz. Biz böyle bir dünyada yaşamıyoruz. Böyle bir şeyi de kabul etmiyoruz. Ben eminim büyük ve değerli Türkiye halkı, vatansever Türkiye halkı bu tür yaptırımlardan ve propagandalardan hiç korkmuyor ve taviz vermeksizin bu durumun üstesinden gelecektir. Dediğim gibi bu dünya, eski dünya değil. ABD de eski ABD değil. ABD tamamen tüm açılardan inzivada olan bir ABD’dir” ifadelerini kullandı.  

Celalettin Erduş
 

reklam