

Bizim Çamsarı köyünün bir Karadilli Gölü vardır ki sormayın…
Zamanında uğruna şiirler yazılmış, coğrafi işaretler alınmış, beş mahallenin birleşip kıyısında ramazan iftarları yaptığı bir cennet köşesidir. Tabii bu anlattığım 5-6 yıl öncesinin hikâyesi…
Bu güzel gölün mimarları, köyün siyasileri ve okumuş bürokratlarıdır. Zamanında İl Özel İdaresi’nden bütçeyi koparmış; gölün tabanını temizletmişler, etrafına iskeleler, fırınlar, işletme evleri kurup bir de çepeçevre muazzam bir yürüyüş yolu yapmışlar. Görenlerin gözü kalır olmuş.
Fakat pandemi ve ardından gelen deprem felaketi derken, bizim göl neredeyse kaderiyle baş başa kalmış. Ne iftar kalmış, ne gelen, ne giden…
Geçenlerde bize Tapu Müdürlüğü’nden bir mesaj geldi:
“Gölün kenarındaki araziniz deprem konutları için kamulaştırılmıştır.”
“Hayırlısı olsun” diyerek işin aslını, astarını öğrenelim dedik. Gidip ilgili yerlerden gerekli malumatı aldık. Arazimizin bir kısmına deprem nedeniyle “acelelik” ve “kamu yararı” gerekçe gösterilerek acele kamulaştırma kararı alınmış. Toplulaştırma idaresi de bizim arazi ile göl arasındaki yaklaşık 500 metrelik yola “Çamsarı 7. Sokak” ismini vermiş.
Gerçi depremin üzerinden 3,5 yıl geçmesine rağmen hiçbir işlem yapılmamışken bu neyin “aceleliği”? Herkesin kendi arazisi ve köyün tüzel hazine ait arazisi durup dururken şahıs arazisinde nasıl bir “kamu yararı” var? Kafamıza pek yatmadı ama… “Hadi” dedik. Bu pazar günü de şu ata yadigarı araziyi ve yeni açılan Çamsarı 7. Sokağı bir gezip görelim…”
Elime bir küçük sopa alıo, gölün DSİ sulama kanalı taraf uç kısmına vardım ki, 7. Sokağa gireceğim. Ama bir de ne görelim? O eski ışıklı, damlama sulamalı, etrafı telli olan yer, o yürüyüş yolu resmen balta girmemiş ormana dönmüş. Böğürtlen çalıları, deve dikenleri, otlar adam boyu…”
Girip girmemekte teteddüt ettim ama, serde çobanlık var… Biz, 60 sene önce Müdürün Bükünde, Karataşın Leçe çalıları arasında camuz gütmüş adamız! İki böğürtlen çalısından mı korkacağız?..”
Daldık 12. Sokağa!
Girdik ama girmez olsaydık…Sokakta ilerledikçe çalılar üst baş koymadı. Dikenler açık yerlerimizi ısırdı, her yerimiz kan revan içinde! Ne geri dönebiliyoruz, ne ileri gidebiliyoruz… Yolun iki tarafı da dikenli telle çevrili. Sokağın sonuna zor bela ulaştık ama her tarafımız çizik içinde.
Eve gelip aynada halimi görünce derinden bir iç çekip dedim ki;
“Dilerim yapılacak şu deprem evleri, bizim Çamsarı 7. Sokak’a benzemez! Yarın bir gün köyümüzün hak sahibi bazı çok muhterem zevatı, salondan mutfağa geçerken ellerinde mencelle çalı kesmek zorunda kalmazlar!” 😂🚶♂️
Hasan Ayparlar
25 Ekim, 2026



