

Bir gün, bir dost meclisinde bir dost:
* Olmaz olsun böyle hayat, Hacı Abi!” Dedi, başladı anlatmaya;
Ömrümüz çalışmaynan geçti. Şöyle rahat, keyifli bir hayat yaşamadık. Kış yaklaştı, çık Ceylanlı’nın sırtlarına, Samanlık deresinden hartlap odunu deşir…Yetmedi in aşağı, Karasu bucağından söğüt dalı kes…Haviş çevrilecek, git Kırıkçalı’dan bir naylon azgan çalısı yükle…Pamuk otlandı, haşif yap…Mübarek Ramazan ayında oruçağız pamuk sula…
Hadi bunlar neyse de, Anam rahatmatlığın biriktirdiği iki topak tere yağını, yayan yapıldak götür Kırıkhan bazarında üç kuruşa sat…
* Hayat mı, bu?..
Ne bir gün gördük, ne bir gün yüzü… Çalış babam çalış; yazı yok kışı yok…
───
Konuşan herkesce tanınan bildik bir söz ustası idi. Sohbetlerine katılmak için can atanlar olurdu. Konuşmaya başladığı zaman, farkına varmadan akşamı ettirirdi insana.
Bilmediği bir şey yoktu. Her konuda, mutlaka söyleyeceği bir şeyler bulunurdu. Siz, herhangi bir konuda ona bir şey sorun; O hemen cevabını bulur, cevabı, bir de Kodallı’da yaşanmış bir olaya bağlardı:
-,”Topçu şöyle derdi, Mirşit böyle söylerdi, Ali Gedero böyle yapardı” der, Kârsız’dan da örneklemeler eklerdi.
İşte bu dost, hayat hikayesini ve çektiği “meşakkatleri” anlatıp duruken, “Hacı ab”i sözünü kesti:
– Bire, Memmet ede, Allahıñı seversen doğru söyle Bu anlattıklarıñ doğru mu?
Söz ustası ilk şaşkınlığı çabuk atlattı;
* Şüphen mi var abi, Aşk olsun!..
* Valla, doğrusunu isterseñ, biraz şüphem var.
* Nasıl yani?
* Nasılı şu ki, maşallah sende ‘cor’ derya! Bilmediğin bir şey yok. Eğer bu yaşadığın meşaggatler, zorluklar doğru ise, sen bunca coru hangi ara nerde bellediñ?
Söz ustası altta kalır mı?
– Ohoo, Hacı abimin merak ettiği şeye bak!
Sen benim Kodallı’dan olduğumu unuttun galiba!..
Hasan Ayparlar
13 Ekim, 2021
───
(*) Hikaye, yaşanmış bir olaydan düzenlenmiştir.


