reklam
reklam
DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN
reklam
Mehmet Altunal TÜM YAZILARI

Aynı Ezanın, Aynı Bayrağın Gölgesinde

Yayınlanma Tarihi : Google News
Aynı Ezanın, Aynı Bayrağın Gölgesinde
reklam

 

Tarih, bazı geceleri sadece takvim yapraklarına değil, milletlerin hafızasına da yazar. O geceler, nesiller boyu anlatılır; ibret olur, umut olur, istikamet olur. 15 Temmuz da aziz milletimizin hafızasına kazınan böyle bir gecedir. O gece yalnızca bir darbe girişimi bertaraf edilmedi; aynı zamanda bu milletin inancı, cesareti, kardeşliği ve bağımsızlık sevdası bütün dünyaya yeniden gösterildi.

Bir milletin en büyük gücü; ortak değerleri etrafında kenetlenebilmesi, sevinçte de kederde de aynı yüreğin atabilmesidir. Bizleri asırlardır bir arada tutan en büyük bağ aynı Allah’a iman etmemiz, aynı kıbleye yönelmemiz, aynı ezanı dinlememiz ve aynı bayrağın gölgesinde yaşamamızdır.

Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:

“Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın, parçalanıp ayrılmayın.” (Âl-i İmrân, 3/103)

Bu ilahî emir, huzurlu bir toplumun, güçlü bir devletin ve sağlam bir geleceğin temelidir. Ayrılığın olduğu yerde güç zayıflar; kardeşliğin olduğu yerde ise rahmet ve bereket hâkim olur.

Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) de müminlerin birbirine bağlılığını şöyle ifade eder:

«”Müminler birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamet ve şefkat göstermede bir beden gibidir. Bedenin bir uzvu rahatsız olduğunda diğer uzuvlar da uykusuzluk ve ateşle ona ortak olur.” (Buhârî, Edeb 27; Müslim, Birr 66)»

15 Temmuz gecesi işte bu hadisin adeta canlı bir tefsiri yaşandı. Genciyle yaşlısıyla, kadınıyla erkeğiyle, zenginiyle fakiriyle milyonlarca insan, aynı imanla, aynı cesaretle ve aynı kararlılıkla omuz omuza durdu. O gece insanlar birbirlerine “Sen kimsin?” diye değil, “Bu vatan için ne yapabiliriz?” diye baktılar.

Bugün ise kendimize şu soruyu sormamız gerekiyor: O gece bizi bir araya getiren ruhu günlük hayatımızda da yaşatabiliyor muyuz?

Ne yazık ki zaman zaman kırıcı sözler, ötekileştirici ifadeler, sosyal medyada yayılan nefret dili ve asılsız haberler kardeşlik iklimimize zarar verebiliyor. Oysa bizi birbirimize düşürmeye çalışan her söz, her fitne ve her ayrıştırıcı tavır; millet olarak en büyük gücümüz olan birlik ruhumuzu zedelemektedir.

Bizim medeniyetimiz “Ben” medeniyeti değil, “Biz” medeniyetidir. Biz komşusunu gözeten, yetimini koruyan, mazlumun yanında duran, farklılıklarını zenginlik bilen bir milletiz. Aynı camilerde saf tutan, aynı ezanla huzur bulan insanların birbirine kin ve öfke beslemesi ne dinimizin ne de kültürümüzün kabul edeceği bir davranıştır.

Bugün 15 Temmuz ruhunu canlı tutmanın en güzel yolu; kardeşliğimizi güçlendirmek, çocuklarımıza vatan sevgisini öğretmek, birlik ve beraberliğimizi muhafaza etmek, devletimize ve milletimize karşı sorumluluklarımızı yerine getirmektir.

Şehitlerimizin bize bıraktığı en büyük emanet; ezanımızın dinmemesi, bayrağımızın inmemesi ve bu aziz vatanın bölünmez bütünlüğünün korunmasıdır. Bu emaneti korumanın yolu da birbirimizi Allah için sevmekten, farklılıklarımızı düşmanlık sebebi değil zenginlik vesilesi görmekten ve ortak değerlerimiz etrafında kenetlenmekten geçmektedir.

Rabbimiz, bizleri birlik ve beraberlikten ayırmasın. Ezanımızı semalarımızdan, bayrağımızı gönderimizden eksik etmesin. Aziz şehitlerimize rahmet, kahraman gazilerimize sağlık ve afiyet ihsan eylesin. Milletimize basiret, feraset ve kardeşlik şuuru nasip etsin.

reklam